usis - mkm
ÜÇÜNCÜ B?NYIL
AnasayfaDers Bilgi BankasıDers NotlarıSohbetİletişim
kullanıcı adı:     şifre:    Beni Hatırla       
mezun oldu / olacak arkadaşlara tavsiyeler
Değerli A305teyim üyesi arkadaşlar selam,
1 mayıs tatilinde yav bi şu bizim a305teyim e gireyim belki yardımım dokunacak bişeyler vardır diye düşünerekten siteye girdim ancak ne göreyim ? aynı havayı soluyan, yemekhanede aynı yemeği yiyen, sınıflarda aynı sıralarda oturan arkadaşlar birbirini neredeyse boğacak kıvama gelmiş. Bu duruma gerçekten üzüldüm ancak bir yandan da gerginliğin sebeplerini düşünüp empati yaptığımda arkadaşlara hak verebildiğim noktalar bulunuyor. Lakin tam hak verecekken saldırgan tavırları görünce diyorum ki aha işte haksız duruma düştüler.
Yapmayın, etmeyin gözünüzü seveyim. Sabır gösterin, sağa sola saldırmayın, kendinizi geliştirin ve devamlı arayışta olun. İş bulamama ihtimaliniz yok artık farkınıza varın siz bu noktaya bi sürü sınavla gelen ülke içerisinde 20-30 bin bandında sıralamalarla üniversiteye girmiş ve kendini kanıtlamış arkadaşlarsınız(bu 20-30k bandı daha çok makineciler için tabi diğer bölümler için daha iyi veya kötü de olabilir).
Bu noktaya kadar pek tavsiye vermemiş olabilirim, konuya giriş olarak içimdekileri söylemek istedim.
Her neyse,
Öncelikle söyleyeyim ki şuan burada yazacaklarım asla ve asla bu sitedeki herhangi bir üyeyi hedef almamaktadır. Yapılan yanlışlardan bahsettiğim durumda ´ulan bu kesin bana soktu bu lafı´ diyerek cevap vermeyiniz. Genelde oluşabilecek olası hatalar/doğrular üzerinden konuşacağım.
Mezun oldu/olacak arkadaşlara hitaben başlığı yazmama rağmen aslında 1. sınıftan itibaren arkadaşlar bunlara dikkat ederek okurlarsa mezun olduklarında hızlıca iş bulma ihtimalleri artacaktır diye düşünüyorum. Umarım işe yarar.
Öncelikle işe bir öğrenci üniversiteyi nasıl okumalı tarzı bir başlangıç yapmak istiyorum. Öyle veya böyle bir çok insan tarafından üniversite okuma sürecinde yönlendirmelere maruz kaldım ve hepsini can-ı kulaktan dinledim. Benim için iyi de olsa kötü de olsa. Siz de dinleyiniz efenim.
Üniversiteye ilk girdiğimiz zamanda MMG sersinde çok güzel gaza geliyoruz değil mi ? oradaki insanlar çok güzel tavsiyeler veriyor, kendi hikayelerini, yaşadıkları zorlukları, başardıklarında aldıkları terfileri falan anlatıyolar, tabi kimisi de biraz ego tatmini yapıyormuşçasına anlatıyor, neyse konumuz bu değil.
Aslında o MMG dersi o kadar değerli bir ders ki bunu mezun olunca anlıyorsunuz. Keşke bu MMG dersi son sınıfın ilk döneminde de yapılsa ve biraz daha kariyer odaklı bişey olsa (belki firma İK cılarıyla bir kariyer etkinliğine bile dönüşebilir).
Bu derste anlatılan ve mülakat aşamasında başvuran adaydan beklenen özellikler genelde şöyle oluyor(önem sırasına göre değildir);
1) ortalama yüksek olacak (min 3.0)
2) programlara hakim olacak, en az 1 CAD, 1 CAE-CFD, 1 Modelleme-simulasyon programı (MS Ofisi saymıyorum)
3) iyi ingilizce bilecek (min B2 seviyesi, IELTS, TOEFL vb..)
4) oturmasını kalkmasını, konuşmasını, kendisini ifade edebilmesini bilecek
5) yurtdışında bir faaliyette bulunacak (staj,eramus,proje,yarışma vb)
6) sadece teknik değil, yurtiçi-yurtdışı sosyal faaliyetlerde bulunacak (kültürel sanatsal aktiviteler, sosyal yardımlaşma çalışmaları, spor faaliyetleri vb)
7) askerlik engeli olmayacak
8) okulu zamanında bitirecek (bitirememişse de bunun neden olduğunu mantıklı şekilde açıklayacak)
9) yüksek lisans/doktora yapacak veya yapmaya istekli olacak (firmalar yl/doktora öğrencileri sayesinde arge teşvikleri alırlar, buna ihtiyaç duymayan firmalar ise yl/doktorayı aksine istemeyebilir)
10) gelişmeye açık olacak, ufku açık ve geniş olacak vb
11) öz güveni yüksek olacak ama ego mertebesinde de değil. (mülakatlarda beden diline çok dikkat etmeli, karşınızdaki bir insan ve ister istemez siz anlamasanız da sizin beden dilinizden etkilenir ve emin olun beden dilinizin, hakkınızdaki kararda büyük etkisi vardır. Bu konuda araştırmalar yapın videolar izleyin yapabiliyorsanız eğitimler alın.)
11 tane madde saydım, bu maddelerin çoğu sizde varsa işe alınmamanız işten bile değil. Maddelerin sayısı tabi ki istenildiği kadar artırılabilir, maddeler firmadan firmaya artar, azalır.
Lakin tabi ki başvurduğunuz iş için yukarıdaki maddelerin her birinin ayrı bir önemi mevcut. Kimi firma/pozisyon için program bilgisi çok önemliyken kimisi için hiç gerekmeyebilir, kimisi askerliği çok dert ederken kimisi etmeyebilir. Kimisi yl/doktorayı şart koşarken kimi umursamayabilir. Değişmeyen şeyler ise daha çok kişisel özellikler.
Bir firma bilerek psikolojik sorunu olan, utanarak sıkılarak konuşan, heyecandan titreyen, agresif ve etrafına saldıran (sözlü veya fiziki şiddet), yalan söyleyen (bak bu çok önemli. Karşında oturan kişi senin gibi yüzlerce adayla mülakat yapmış tecrübeli biri, beyanlarından bir şüphelendi mi seni sıkıştırarak yalan söylediğini rahatlıkla anlayabilir ,okulundan bir hoca veya o şirkette çalışıp senle aynı okulda okumuş biriyle konuşup seni sordurabilir. Yalan söyleyen biri olduğunu anladığı an istediğin kadar özelliğin olsun seni tek kalemde silebilir.) kendine bakmayan,giyimine önem göstermeyen (bkz mülakatta giyinme taktikleri) insanları almayı kolay kolay istemez. Sevgili arkadaşım bir empati yap, sen ister misin ?
Firmalar yeni mezun insana her zaman masraf gözüyle bakar. Çünkü yeni mezun olmuşsun ve eğer firmadaki iş ile alakalı bir bilgin/tecrüben yoksa , sen firma için katma değer üretecek kıvama gelene kadar firma için zararsın. Bu büyükten küçüğer her firmada böyledir. Bu yüzden firmalar mümkün mertebe daha az eğitimle daha kısa sürede katma değer üretmeye başlayacak adayları tercih ederler. Sen olsan ne yaparsın ?
Ama bazen yeni mezun olmanın artıları da vardır.
İlk olarak o pozisyon için her zaman en düşük ücretle çalışacak bir mühendis parçasısın. Bir insanın belirli bir zaman aralığında yapacağı işin miktarı bellidir. Tecrübenin ilk öncelik olmadığı işlerde bir firma için 6-8 yıllık mühendis alıp 8-10k para vermek yerine 3.5-4k lık 2 mühendisi alıp onlara birkaç ayda işi öğretip çalışmalarını sağlamak daha avantajlı olabilir. Firma bu sayede aynı paraya daha fazla iş gücü almış olur.
İkincisi yeni mezun biri boş levha gibidir (bkz : tabula rasa). Yeni mezunu istediğin gibi yoğurup kendi işine yarayacak canavar gibi bir elemana dönüştürebilirsin. Başka firmadan ayrılıp, oranın kültürünü de getirip çalışmaya başlayan tecrübeli bir mühendisi (2-3 yıllık bile olsa) alıp öyle istediğin gibi yoğuramazsın veya ayak uyduramaz. Yoğurmaya çalışınca istediğin şeye dönmeme ihtimali oldukça yüksektir. Hele ki firmanın kötü özellikleriyle gelmişse bu adamı aldığına pişman olabilirsin. önceki firmasında çok rahattır, sabah geç gelir akşam erken/tam zamanında çıkar, mesai yapmaz, parçayı döküm yerine doludan CNC ile işlemek ister (çünkü önceki firmasında hep öyle yapmıştır) vb. Yeni mezun ise daha yeni başladığı için her işe isteklidir, daha atılgandır, bol bol mesaiye kalır (bak bu son derece gerçek), döküm yapılacaksa döküm gibi çizer parçayı vb.

Özellikle büyük iş gücü gerektiren işler yapan firmalar çok sayıda yeni mezun alırlar. Koskoca TAİ neden o kadar yeni mezun alıyor sanıyorsunuz ? Çünkü çok fazla iş var ancak ülkede yeterli tecrübeli mühendis yok/ülkede binlerce işsiz mühendis var. İroniye bakar mısınız ?
Neyse, çok fazla iş olduğu için yeni mezun birini alıp yoğurarak kendi istediğin elemana dönüştürme durumu firmalar için önemlidir. TAİ gibi büyük firmalarda işe başlayan arkadaşlarınıza sorun bakalım ne kadar eğitim alıyorlarmış, o eğitimleri neden alıyorlarmış.
Tabi bu kadar eğitim verdiğin için sağlam bir yatırım yapıyorsun bu yeni mezuna. Eğer bu yatırımları yapacak durumun yoksa yeni mezun elemanı pek istemeyebilirsin. Tabi yeni mezun dediğin adam bedava kıvamında paraya çalışmayı kabul ettiği için yatırım yapmayacaksan da yeni mezun alabilirsin çünkü ucuzzz. Bu paragraf önceki yazdıklarımın bir genellemesi gibi oldu.

Bu sitede çoğunlukla bahsi geçmiş birkaç işe alım kriterinden de bahsedeceğim, biraz tartışmaya sebep olabilir ama siz dişinizi sıkarak bana saldırmayın lütfen.
Bu bahsedeceğim kriterler yukarıda saydığım tüm kriterlerden bağımsızdır. Az çok tahmin ettiğiniz şeyler.
Tabiki de torpilden bahsediyorum. Kimileri torpil ile referansı aynı şey saysa da ben öyle düşünmüyorum. Torpil daha çok bir kişiyi hak etmediği bir yerlere elinden tutarak çekip çıkarmak gibiyken referans ise bir kişiye o konumu hakettiğini düşünerek yardım eli uzatmaktır. İkisi arasında fark göremeyebilirsiniz sonuçta sizin kararınız ancak ben aynı şey olduklarını düşünmüyorum.(kesin torpilli bu diyeceksiniz şimdi)
Özel firmalar için işe alımlarda hak hukuk tarzı bir durumdan bahsetmek pek doğru değil. Çünkü adı üstünde özel, canı kimi isterse işe alır. Bir dönerci düşünün, dükkanda ekstradan 3 kişi daha çalışıyor ve bir gün gelip amcaoğlunu çalışanlara tanıştırıyor ve bakın bu benim kuzenim, artık o sizin müdürünüz diyor. Ama gelen adam konu hakkında hiç bişey bilmiyor, ne tecrübesi var ne bilgisi var. Torpilli yani. Sen diyebilir misin ki bu adamı niye işe aldı diye ? adamın tanıdığı güvendiği birisi olması onu işe almasına yetiyor yani. Bir de düşünün ki adam işine layık, tecrübeli ve çalışanlar bu yeni müdürden memnun. Yine diyecek miyiz bu adam torpilli diye ? ben ikisinin farklı olduğunu düşünyorum.
Buna benzer durumla firmalar referanslara önem gösterir. Bu üniversiteden bir hocanın referansı da olabiliiiiir, firma içinde çalışan birine ait bir referans ta olabilir. Unutmayın ki kimse güvenmediği ve sonradan başına bir iş açacak birine referans olmaz. Başına iş açacağını bile bile birini bir mevkiye getiriyorsa aha işte o torpil olur. Ve genelde torpilliler pek sevilmez onu da söyleyeyim.

Kimileri bu torpili/referansı ait olduğu siyasi görüşe, üyesi olduğu derneğe,çalışma grubu veya örgüte, locaya, kimisi mezun olduğu okula,hangi hocanın öğrencisi olduğuna, memleketine, hangi aileden olduğuna, dini inancına, sakallı veya sakalsız oluşuna, küpe takıp takmayışına, türbanlı olup olmayışına falan filana göre yapar. Bu liste uzar gider. Burada değişmeyen şey şudur ki bu torpil/referans denen şeyi herkes ama herkes yapıyor. Madem sitede bahsi geçti ben de örnek vereyim, AKP lisi de yapıyor CHP lisi de, dindarı da dinsizi de, muhafazakarı da laik i de, A dan Z ye herkes yapıyor ve yapacaktır da buna engel olamazsınız. Bunu sadece türk olmakla bağdaştıramayız bugün bu mesele tüm dünyada böyle, her yerde torpil/ referans var. Siz sanıyor musunuz ki Locheed Martin devletten aldığı bütün projeleri bileğinin hakkıyla kazanıyor ? Senatonun torpillilerinin/referanslıların bu işlerde parmağı yok ? üstelik ihalelerdeki diğer firmalar da Nortrop Grumman ve/veya BOEING falan. Bunların üçü de her projenin üstesinden gelebilecek firmalarken biri diğerine sadece teknolojik veya ekonomik üstünlük kurmuyor. Siyasi üstünlük belki de daha önemli.
Her neyse, işe alım kriterleri konusunda epey bişeye değindim. Artık satır aralarından kendinize yarayacak şeyleri cımbızla çekip alıp bunlara göre iş imkanlarını kovalarsınız. En büyük felsefeniz ‘Arayan Bulur’ olmalı. Eğer ‘ yav ben çok fazla aradım her yere gittim aradım sordum ama bulamadım’ diyorsanız bence arama yöntemlerinizi gözden geçiriniz. Yanlış arama ihtimaliniz oldukça yüksek. Yukarıda bahsettiğim 11 kriter var ya onlara bir bakıp hangisi bende var bende yok diye bir gözden geçirmeliyiz.
Ayrıca bir işe başvuracaksanız önce o iş hakkında bilgi edinin lütfen. Mülakatlarda başvuracağı şirketin ne iş yaptığını bilmeyen insanların işe alınmadığını defalarca duydum. Bi zahmet şirketi detaylıca araştırın. Bilgiye erişim anlamında tüm zamanların en rahat çağını yaşamaktayız ve her geçen gün daha kolay bilgi ediniyoruz. Google a da yapacağınız bir arama bile size o işi kapmanızı sağlayabilir.
Linkedin veya kariyernet gibi sitelerden bulabildiğiniz tüm iş ilanlarını araştırın, genel olarak istediklerini inceleyin ve o özellikleri edinmeye çalışın. Bazı özellikleri edinmek için zamanınız kalmamış olabilir (örneğin not ortalaması), o zaman diğer özelliklere kasın.
Bol bol fuar gezin, etkinliğe katılın, etkinliklerde görev alın. Bu fuar ve etkinlikleri bol bol takip edin. Her birine yetişemeyebilirsiniz. Size bir ipucu vereyim, tüyap, İstanbul kongre merkezi gibi fuar-etkinlik alanlarının sitelerine girin ve yaklaşan etkinlikleri inceleyin. Etkinliklere gelen firmaları inceleyin ve listeleyin. Deli gibi takip edin onları (arayan bulur demiştik ya hani, bak ne güzel bir arama yöntemi) Fuar-etkinik gezerken CV nizi güncel bir şekilde hazırda bulundurun ki istenildiği an hemen yapıştırın (Bkz CV hazırlama taktikleri)
Tüm bunları yapıp hala iş falan bulamıyorsanız ya gerçekten yüzyılın şanssızısınız (uff kelimeye bak) ya da burda yazmayan başka bir sorununuz var. Etrafınızdaki insanlara kendinizi bi sorun, sizi eleştirsinler bakalım başkaları sizin hakkınızda ne düşünüyor ? belki de işe girememe sebebiniz , sizin hiç ummadığınız kötü bir özelliğinizdir. Kısacası kendinizi başkalarından dinleyin, kendinizi tanıyın.

Benim söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. 1 mayıs tatilinde siz değerli arkadaşlarıma ayırdığım bu vakit için son derece mutluyum. Umarım herhangi biriniz bu yazdıklarımdan ötürü kırılmaz, gocunmaz veya üzülmez. Aksine birşeylerin farkına varır ve kendini geliştirerek/düzelterek güzel bir iş bulur. Bu yazdıklarımdaki ufacık bir bilgi sayesinde herhangi biriniz bir iş bulursa beni dünyanın en mutlu kişisi yapmış olur. Yazı sırasında yapmış olduğum yazım/mantık hatalarından ötürü kusura bakmayınız lütfen.
Hadi hepiniz sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun
Not: staj yaptıktan sonra kesin olarak staj yaptığım yerde işe başlayacağımı düşünürken bir anda pozisyon olmaması sebebiyle işe alınmamış biri olup, mezun olduktan sonra 4-5 ay işsiz gezdim ancak sonunda bir referans sayesinde ilkine girebildiğim mülakatlarda(4-5 tane) başarılı olup bileğimin hakkıyla iyi bir firmada mühendis olarak işe başladım. Lütfen torpilli demeyin, kırılırım
Not2: Bu yazıma bir cevap vermek zorunda değilsiniz, uzun uzun yazdığım şeyi okumanız ve benim vermek istediğim mesajları almanız benim için yeterlidir.
Saygılarımla.
Talatabi.




gönderen: talatabi - 29/04/2019 - 19:53
 Konu Hakkında Yapılan Yorumlar:
yorum yapan(tarih) yorum
talatabi
(29/04/2019 - 20:00)
Bu arada fuar falan demişken, 3 Mayıs Cuma günü İDEF 2019 un kariyer günü olduğunu hatırlatayım, dersi ekebiliyorsanız kesinlikle gidin.
CV niz güncel, şansınız bol olsun.
makineliboy
(29/04/2019 - 22:23)
kardeş durumumuz yoktu okuyamadım. TLDR
kskn
(30/04/2019 - 09:10)
@talatabi şuan çalışan biri olarak dediklerinin altına imzamı atıyorum.Ayrıca bazı eksikliklerimi de farketmemi sağladığın için teşekkür ediyorum. Bence sabitlenmesi gereken bir konu. Kolay gelsin.

Arkadaşlar uzun görüp es geçmeyin. Kesinlikle okuyun.
gamby
(30/04/2019 - 10:45)
okudum. açıkçası makine mühendisliği yapabilecek kapasitede olduğumu düşünmüyordum, bu düşüncemi onaylayan nitelikte bir yazı olmuş.
Vito Corleone
(30/04/2019 - 11:03)

Ben de okudum. Genelde kendimi tarafsızca değerlendiririm, hatta başkalarına eksiklerimi sorma konusunda da hemfikirim; evet eksikliklerim var, ama yine de "yüzyılın şanssızı"ymışım. Keza, cumhuriyet tarihinin hasbelkader en kötü ekonomik döneminde mezun oldum.

Bazı yerlerde ufak görüş farklılıklarımız olsa da güzel yazmışsın dostum, büyük saygılar benden. Eline sağlık.

Not: Ufak yazım hataları olsa da güzel bir Türkçe´n var. Tebriğe ve takdire şayan. Mühendis olup iki satır yazı yazamayan insanlar görüyorum. Ama Türkçe´ne kadar çok beğendim, zevkle okuttun. Görüş ayrılıklarımız olsa da tekrardan eline sağlık, işlerinde de gönülden başarılar diliyorum.


Physical Graffiti
(30/04/2019 - 13:19)
İşe torpille ha pardon "***referans :)***" ile girmiş olabilirsin. Sırf bu yüzden torpili pardon referançığı ölümüne savunarak sömürü sistemi çarkına bir damla yağ da sen dökmüş oldun.

Onun dışında tavsiyelerin için teşekkürler. Modern köle üniforması ve torpil övgülerin hariç güzel yazı.

Not= referans sözcüğü çok cici değil mi ya ayy referans bu torpil olur mu maazallah.
uiejöv
(30/04/2019 - 13:39)
Zaman ayırıp yazdığın bu değerli bilgiler için teşekkürler. Ayrıca torpil konusunda yazdıklarına da katılıyorum ve bence çoğu kişi de zaten böyle düşünüyor. Özel şirkette adam istediğini alır ve kimsenin buna birşey söyleme hakkı yok. Haksızlık kamu kuruluşunda yapılırsa orttaya çıkar.
Verdiğiniz bilgiler güzel ama işte siz de bu yoldan geçm,şs,niz. 4-5 ay insan iş bulamayınca ister istemez hiçbir şey yapası gelmiyor. bu tür yazıların umarım faydası olur ve bir çalışma azmi gelir. tekrardan teşekkürler gerçekten zaman ayırıp yazdığınız için.
kskn
(30/04/2019 - 14:05)
@Physical Graffiti şimdi şöyle bir düşün bakalım Ben Yıldız Teknik Üniversitesi´nde projeler yapmış, başarılı işler gerekleştirmişim. Hocalar ile diyaloğum üst seviyede ve gerçekten bana verdikleri işleri başarı ile tamamlayıp lab çalışmalarımla makale çıkarmışım.

Sen ise üniversiteyi 5 yılda bitirmişsin. Derslere kimi zaman katılır kimi zaman katılmazsın. Tanıyan eden yok seni okulda hiç bir hoca ile diyaloğun yok. Bir yandan da böyle agresif tavırlarla okulda takılıp göze batıyorsun. Hocam bla bla kölesiniz kölemiyiz köleler diye gezip durmuşsun.

Şimdi özel sektör de bir firma hocam yüksek lisans yapan öğrenci bir arkadaş arıyoruz diyor. Hoca da bana referans oluyor ve bu işe giriyorum. Sen de bu işe dışarıdan başvuruyorsun. Adam neden risk etsin seni işe alarak ? bu bir torpil midir ? Arkadaşın dediği gibi ben bu işi beceremeyecek kapasitede isem ve bu işe girdiysem torpil diyebiliriz. Ama hali hazırda referansımla gelip benim bu işi başarma potansiyelim yüksekken seni neden işe alsın ? (Burada ki sen ben tamamen örnekleme için geçerlidir)

Referans dünyada ki her yerde vardır. Önemli olan torpille referansı ayırabilmektir bence. Ama devlet dairesinde referans kesinlikle olmamalıdır buna katılıyorum.

Bir de sana küçük bir şeyi tekrar söyleyeyim. Bırak şu kıyafet köle ayaklarını artık arkadaşım ya da git firma kur ofis aç kendi işinin patronu ol .Bak elimde mükemmel fikirler var özelden yaz bana sana süper fikirler vereceğim. Kendi işinin patronu olacaksın tabi ,24 saat nefessiz çalışmaya gözün yerse. Benim yemedi KÖLE olarak başka yerde çalışıyorum.Hadi kal sağlıcakla.
muratid
(30/04/2019 - 14:32)
@Physical Graffiti referans insanları tanımakla ilgili bir durum. işe aldığın kişi hırsız mı sapık mı kim onu kısa yoldan halletmeye yarar. karakterini bilmediğin kişiyi işe almak mı kolaydır yoksa arkadaşının/tanıdığının bildiği kişiyi mi? kısa yoldan karakter/kişilik tayini gibi düşün.
Physical Graffiti
(30/04/2019 - 15:35)
@kskn


hocalarımıza saygımız sonsuz, onların değer verdiği öğrencide cidden iş vardır. Ben torpil derken amcaoğlu okayını kast ediyorum. Bu arada her konuda bana zıtlaşmanı garip buluyorum, zıt ikizler falan mıyız? Sen bana her konu altında böyle yazmasan niye zıtlaşayım ki seninle


kskn
(30/04/2019 - 16:58)
@Physical Graffiti zıt olabiliriz problem yok güzelce konuştuğumuz sürece Sen benim ilgilimi çekiyorsun her yorumunla çünkü net ve kesin yargılarla konuşuyorsun . Ben şunu gördüm şu dünyada kesin ve net yargı ile konuşabilmek erdemli hareket gibi gözükse de her türlü esnetmek durumunda kalıyoruz düşüncelerimizi. Bu iş hayatında da aşk hayatında da aile hayatında da arkadaşlık konularında da böyle o yüzden dikkati mi çekiyorsun :) Ama tabi dediğim gibi düşüncelerine saygılıyım sadece sana olumlu dönüşü olacaklarını düşünmüyorum ama belki de yanılıyorumdur . Umarım herkes istediği mutlu sona ulaşır da güzelce yaşayıp ölüp gideriz
alylmzdsk
(30/04/2019 - 21:54)
Böyle başlıkların sayısında artış mı var bu aralar bana mı öyle geldi arkadaşlar ?
ilyas
(01/05/2019 - 01:30)
Bu başlığı da salça olayım. (:

Şu dediğine katılıyorum torpille referans arasında fark var; Özel sektör işe amcasının oğlunu ya da hemşehrisini almakta özgürdür; çünkü birlikte uyum içinde çalışacağı kişiyi seçmektedir. Ancak son günlerde bu tartışma devlet destekli firmalar üzerinde dönüyordu. Bu adamlar kesinlikle amcasının oğlunu işe alamaz. Ayrıca bilmeniz gereken bir şey var; eğer bir proje için tubitaktan destek alacaksanız, tübitak sizden projede çalışacak kişilerin özgeçmişlerini ister ve belirttiğiniz kişileri yetersiz görürse destek vermez. Yani genelde bağımsız olan özel sektör de her isteği işe her istediği kişiyi alamaz.

Maddelelere gelelim:
1) Kesinlikle katılmıyorum.
2) Kesinlikle katılmıyorum.
3) Katılıyor ve yükseltiyorum: B2= ingilizce bilmiyorum.
4) Evet. Kişinin toplum içinde yaşamayı bilmesi gerekiyor. Buraya yazmanı bile garipsedim.
5) Bunun istenmesini mantıklı bulsam da istendiğini düşünmüyorum
6) Katılmıyorum, Eğer görüştüğünüz kişi ile ortak ilgi alanınız varsa etkili olabilir belki. Yoksa ilgilenilmiyor.
7) Katılıyorum.
8) Katılmıyorum.
9) Belirtildiği gibi firmaya göre değişen bir konu.
10) Katılıyorum; ancak karşınızdaki insanlar bunu ölçebilecek nitelikte mi bundan şüpheliyim.
11) Katılıyorum ve ecnebilerin deyimiyle "fake it till you make it" diye ekliyorum.

Maddelere yaptığım yorumlar, açıkça kurumsal olmayan ya da kendini kurumsal zanneden firmalar içindir; şimdi söyleyeceklerim de öyle;
Yeni mezunlara boş levhayı istediğim gibi eğitirim gözüyle bakanlar var; ancak eğitme konusunda başarısızlar çünkü kendileri de pek vasıflı değil. Geçmişte çok çeşitli tecrübelere sahip kimselerle iş yaptım; bunlar içinde eski -firma adlarını vermiyorum- savunma sanayi çalışanları falan da vardı; farklı ufak firmalarda çalışanlar da vardı. Ama tamamına yakını teknik düşünceden uzak ezbere iş yapan kişilerdi. Belki bu yüzden ayrılmışlardır, bilmiyorum. Hatta bir tanesi kurumsal otomotiv ve savunma sektörü firmalarında yöneticilik yapmış bir kişiydi, ama hakkında çok olumlu görüş bildiremem. Ve hakkında olumlu düşündüğüm yegane firmadan bahsetmem gerekirse -bu sefer isim veriyorum-: Erdemir. Geçmişinde burada çalışmış olan insanların teknik birikimleri, iş yapma becerileri oldukça olumlu. Bunun dışında hakkında olumlu düşündüğüm mühendisler var; ama açıkça adam kendini geliştirmiş. çalıştığı firmalar değil. Bu dediklerim konuyla pek ilgili değil ama anlatmamın sebebi firmaların mühendis eğitmedeki başarısızlıklarını vurgulamak.
Not: Savunma sanayi, otomotiv sanayide çalışmış olan tanıdıklarım bir sebeple işten ayrılmışlar; Erdemir´de çalışmış olan tanıdıklarım ise hep orada emekli olmuşlar. Bu nedenle çıkarımım tam doğru olmayabilir.
Not2: Pek parlak bir kariyerim yok; o nedenle pek ciddiye almaya da bilirsiniz. (:
Sağlıcakla...
sylarfb
(06/05/2019 - 09:33)
Büyük firmalar işe girişte standart bir süreç sonunda işe alıyor. Örneğin ford´a giriş 4-5 aşamadan oluşuyor. Toplu halde vaka analizi yapılıyor. Bu aşamayı geçmek için biraz ortam çocuğu olmak lazım. Çok konuşmak (belki de boş konuşmak) ama orada sivrilmek. Daha sessiz sakin biri orada sivrilemez ve elenir. Çok iyi mühendis arkadaşlarım elendiler ama baksan Türkiye´de kendi işinde ilk 10 da belkide.

Fakat daha küçük firmalarda iş görüşmeleri yüz yüze olacağı için (fordun 3. veya 4. aşamasında olan görüşme gibi düşünün) bu küçük firmalar sizden minimum 3 yıl çalışmanızı ister. Aslında en büyük kilit nokta burası. Sizin mülakattaki konuşmalarınız tavrınız idealleriniz neler buna bakıyorlar ve diyorlar ki bu çocuk aslında burada çalışmak istemiyor 1 yıl sonra gider veya bu çocuk burada durur çalışır. Bu dediklerim yeni mühendis için. Yeni mühendise program bilgisi vs sorulmaz. Çünkü o işe girince her türlü öğreneceksin.
Fakat 3-5 yıl tecrübe aranan işlerde tecrübe dolayısıyla o iş için gerekli program vs aranır İşin içeriğine göre İngilizce de çok önemli. Büyük firmalarda zaten ilk aşamalarda elenme sebebi. Küçük firmalarda ise gerekli değil ise sormazlar bile.

Yorum Ekle

 
a305teyim.com © 2007 - forzamakine tarafından hazırlanmıştır.
a305teyim.com YTÜ makine mühendisliği öğrencileri tarafından hazırlanmış olup, burada yazılan hiçbir içerikten sorumlu tutulamaz. yazılan her yorum kişinin kendisine aittir.
a305teyim.com üyelerinin kişisel verilerini saklı tutar, başka kurum ya da kuruluşlarla paylaşmaz ancak gerektiğinde yasal mercilerin istemesi üzerine bu bilgiler aleyhinize kullanılabilir.