Öncelikle bu yorumu ne yapıp ne edip okuyacağından ve önemseyeceğinden eminim. Zira kendisi hakkında yapılan yorumları titizlikle takip eder "şöyle demişsiniz, böyle demişsiniz" diye öğrencilerine dert yakınır. Bu durum, psikolojik olarak onun kendisine güvenmediğini gösterir. Kendisini multi bilgilidir ancak Cüceloğlunun "Savaşçı" kitabını okusaydı eminim böyle davranmayı keser, dıştan gelen tepkilere kendisini kapardı. Yeni yeni hoca olduğundan dolayı idealisttir, "realist" devresine henüz geçmemiştir. Öğrencilerine yükleme yapmasını sever, karşılık alamayınca deliye döner. Kendince haklıdır, ancak kabul etmelidir ki her öğrenci kendisi kadar çalışmaya bağlı olamaz. Bunu idrak etmesi için de, tembel öğrenci görmeyi kanıksamaya alışmasıyla doğru orantılıdır. Ha bu onun "Savaşçı" kimliğidir derseniz, 40 öğrencinin 5ine ulaşabilmek bir meziyettir ancak 35´i de kopuksa, bu durumda tavrını, ses tonunu, konuşma üslubunu değiştirmesini gerektirmez. Öğrencilerinden kendisine ilgi göstermesini, dersini sevmesini ister. Haklıdır da bir yerde. Ancak ondan kitap listesi sormayan ya da standart düzeyde çalışan ya da katılım yapmayan öğrenciyi iğnelemesi, bir sonuç getirmez. Daha ılımlı ve empatik yaklaşım kurarsa, derslerine katılımın artacağından eminim. Kendisine başarılar dilerim.
|